Döviz Kurları
DOLAR Alış YTL
Satış YTL
 
EURO Alış YTL
Satış YTL
APEX HALI’nın YENİ ÜRÜNÜ PİYASAYA SUNULDU

KAYMAZ TABANLI POLYAMİD HALI

Yunus Emre Prens: “Koşulsuz müşteri memnuniyeti için geleneksel pazarlama ve iletişim yöntemlerinin yanı sıra teknoloji avantajını kullanarak bir sistem oluşturduk ve başarıyla ilerliyoruz.”

Kurulduğu 1994 yılından bu yana Türkiye'de halı sektörünün öncü firmalarından biri olan Apex Halı, halının yanında, Casandra Home markasıyla ev tekstili ve ev aksesuarları alanında da faaliyet gösteriyor. Bir evin tüm dekoratif ihtiyaçlarına cevap veren mağazaları Apex Shop'larla büyüyen firmanın Genel Müdürü Yunus Emre Prens, çalışmalarını anlatırken sektör değerlendirmelerini de dergimizle paylaştı.

Son bir yıldır firmanızın sektördeki gelişmeleri nelerdir?

2007 yılından itibaren ev tekstil sektörüne de girdik. Dolayısıyla halıda biraz daha farklıyız ve bunun altını çizerek belirtiyoruz ıslak zemin halıları yani kaymaz tabanlı halılar ya da salon dışı halıları diye de adlandırdığımız kategoride çok iddialıyız. İthalatımızı, pazarlamamızı ve bütün diğer çalışmalarımızı genelde bu gruptaki ürünlerimiz üzerine yapıyoruz. Piyasada makine halısı üretimi ve ithalatı olan birçok diğer halı ürünlerindense bu alana yöneldik. İç piyasada zaten çok büyük bir Gaziantep imalat gücü var ve aynı zamanda arz da var. Ancak biz farklı olarak yöneldiğimiz alanda yepyeni bir pazar başlattık ve bu anlamda bir çığır açtığımızı düşünüyorum. Yaklaşık son beş yıldır salon dışı halılar üzerine yoğunlaşıyoruz ve bu devam ediyor. Son bir yıldır da ürün pörtföyümüze ev tekstili ürünleri ekleyerek mağazalaşma çalışmalarımızı hızlandırdık.

Şu anda firmanızın piyasaya sunduğu ürün grupları nelerdir?

Polyamidten üretilen kaymaz tabanlı Extra halılarımız, yeni ve özgün renk gruplarıyla bu yıl oldukça beğeni kazandı. Bu ürün grubumuz bu sezon siyah-beyaz, venge, pembe tonları gibi oldukça cesur renk gruplarıyla.tüketicinin beğenisine sunuldu. Apex Extra Halı koleksiyonu, yıkanabilir, evin her alanında kullanılabilir ve özel kaymaz jel tabanlı olmasından dolayı hem rahatlık hem de pratiklik sağlıyor. En çok ilgi gören bir diğer koleksiyonumuz kaymaz tabanlı bukle halılarımız.Bu ürün grubumuzda mutfak, banyo, hol gibi evin birçok farklı mekanında kullanılabiliyor. Ayrıca yeni sezonda bu ürün grubumuza yeni çocuk odası desenleri ekledik. Bukle ve extra halı koleksiyonlarımızın istenilen uzunlukta kesilebilen top yollukları da ürün gruplarımız arasında yer almaktadır. Bu yolluklar özellikle uzun holü olan ve tek parça yolluk kullanmak isteyen müşterilerimiz tarafından yoğun ilgi görmektedir.

Bunun yanında akrilikten imal edilen makine halısı koleksiyonumuz bulunmakta. Piyasada birçok benzer ürün olmasına rağmen, kullandığımız sade modeller ve göz yormayan renk gruplarıyla bu ürün grubu da beklentilerimizin üzerinde talep gördü.

Tabi bu arada Türkiye piyasasında satılan en kaliteli peluş halı olan kaymaz jel tabanlı Fluffy ve Gloria halılarımızı da unutmamak lazım. Ayrıca ürün yelpazemize yeni eklediğimiz Matist banyo paspasları ve Taj Mahal shaggy koleksiyonumuzda var.

Kaymaz tabanlı halıda bir rekabet yaşanıyor mu? Ve siz başarınızın sırrı olarak nasıl bir farklılaşma çalışması sergiliyorsunuz?

Tüketici talebinin yoğun, arzın ise kısıtlı olmasından dolayı, özellikle son zamanlarda çok sayıda firma piyasaya girdi. İyi rakiplerin piyasaya gimesi bizi mutlu eden bir durum.Pazarda iyi rakiplerimizin olması, bizim işimizi geliştirmemizde oldukça faydalı oldu. Piyasada ilk olma avantajımızı kullanabildik ve markanın isimle özdeşleşmesi durumunu yaşadık. Kağıt mendil nasıl Selpak diye anılıyorsa biz de kaymaz tabanlı halı denince “Apex halı mı?” cümlesini duyduk müşterilerimizden. Bu tabiki önemli bir avantajın yanısıra, önemli bir sorumlukta getiriyor size.Ürünleri sürekli geliştirerek daha kullanılşlı daha pratik hale getirmeniz ve modelllerinizi renk gruplarınızı sürekli aktüel tutmanız gerekiyor. Çünkü tüketici hep daha fazlasını istiyor.Dolayısıyla Ar ge çalışmalarımızın odağıda pratik kullanıma uygunluk ve görsellik yer alıyor.. Bünyemizdeki desen/tasarım bölümümüz sürekli yeni modeller çıkararak başarılı bir çalışma sergiliyorlar. Desinatör arkadaşlarımızla birlikte, ilk etapta mutlaka o sezon için kendi sektörümüze paralel sektörlerden ve bazı farklı sektörlerden moda ve trendleri araştırıyoruz. Örneğin genelde halıyla birlikte mobilya ve perde alınır. Biz de mobilyadaki renk ve trendleri araştırıyoruz ama bunun yanında gelişmeleri ve değişiklikleri takip etmek adına konfeksiyon sektöründeki renk ve desenleri de önemsiyoruz. Tasarımlarımızla Türkiye'de ve Avrupa'da özgün olmaya mutlaka dikkat ediyoruz ve tüm tasarımlarımı-zın Türk Patent Enstitüsü nezdinde endüstriyel tasarım tescillerini alıyoruz.

Taklit edilme söz konusu olduğunda ne yapıyorsunuz peki?

Her şeyden önce mutlaka iletişime geçiyoruz ya da firmanın bizimle iletişime geçmesini bekliyoruz yani hukuki yollara başvurmadan önce bunu yapıyoruz. Çünkü karşı firmanın haklı bir sebebinin olabileceğini ya da firmanın bu konuda bilgi eksikliğinin olabileceğini düşünüyoruz. Buradaki temel sıkıntı tasarımın çok göreceli bir kavram olması. Size göre aynı tasarım olsa da karşınızdakinin yorumu farklı olabiliyor. Bir sanat formu olduğundan belki de… Tabii bir de buna özel bir hukuk dalı olmadığından yani tasarım tescil haklarıyla ilgili özel bir hukuk birimi bulunmadığından ülkemizde bu tip olaylar tamamen bilirkişinin göreceli kararına bağlı kalabiliyor. Zaten ne kadar büyüse de halı sektörü firmaların birbirini tanıması açısından dar bir piyasa. Diğer yandan şunu da gördük ki taklit edilmek aslında güzel bir şeymiş. Yani sizin o en çok satan deseninizin bir rengi bile değiştirilse bazen o desen satmayabiliyor. Bir de biz halı piyasasına göre biraz daha farklı bir iş yapıyoruz ve halılarımız-da desen ve motiften ziyade renk konusuna yoğunlaşıyoruz. Renk uyumu iyi ayarlanmış doğru kontrastlardaki basit bir desen bile güzelleşebiliyor. İnsanların evlerinde kullandıkları diğer renklerle de uyumlu olmanız gerekiyor. Bazen sanat eseri gibi güzel halılar oluyor ama kimse evine koymak istemiyor. Bütün bunları iyi düşünüp hesap ederek tasarımları oluşturmak gerekiyor. Bir de tabii kültürel yapıdan kaynaklanan bir tutuculuk söz konusu olabiliyor. “Acaba evime gelen insanlar ne düşünür? Çok mu sıra dışı olurum?” gibi soruları oluyor halkımızın. Evin içindeki uyumun yanında özellikle hanımların lekeye karşı hassasiyeti gibi etkenler renk ve desen seçiminde rol oynuyor. Bizim firmamız bünyesinde bir renk uzmanımız yok ama yurtdışında çalıştığımız birlikte çalıştığımız firmaların profesyonel tasarım dairelerinden destek alabilme avantajını kullanıyoruz.

Çizginizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Özetlemek gerekirse pratik, göze hitap eden ama gözü yormayan ve aşırı derecede ön planda olmayan yani evin tasarımında, diğer dekorasyon unsurlarıyla uyumlu olabilecek uzun süre farklılıkları taşıyabilecek renk tonlarından oluşan bir çizgimiz var. Bu çizginin dışına çıkmıyoruz ve tabii ki alışveriş trend ve alışkanlıkları çok etkili oluyor bu konuda… Bir konfeksiyon markasında yılda iki kere yeni koleksiyon söz konusuyken halıda aynı durum yok. İnsanların ortalama 15-20 yılda bir halılarını değiştirdikleri oran her ne kadar günümüzde 7-8 yıla indiyse de sektörde çok fazla kıstasımız oluşuyor. Bir de çok eskiden gelen bir halı kültürümüz, geleneksel anlayış var. İnsanların inandıkları şeyler var. Örneğin ne kadar temiz olursa olsun hijyen açısından Türkiye'de değişmeyen bir gerçek halı mutlaka yıkanır. Ya da yeni evlenen bir çiftin evinin olmazsa olmazı halıdır. O evin bereketidir, sıcaklığıdır diye bir inanç vardır. Türk halı kültüründen gelen alışkanlıklarımızdan dolayı sektörde çok fazla radikal değişiklikler yapıp iç piyasada satmanız zor. Bizi ilgilendiren de iç piyasa olduğundan bu kıstasları düşünerek hareket etmek zorundayız. Sonuçta ürünlerin büyük bir kısmını ithal ediyoruz, yurtdışına ihracatımız yok derecede az. Tamamen Türkiye ve iç piyasayla ilgileniyoruz şu anda.

Mevcuttaki satış ağınız ne şekildedir?

Firmamızın şu anda halı ve ev tekstil olmak üzere iki kolu var. Apex olarak yaklaşık 900 satış noktasına sahibiz. Bunların tabii ki büyük bir kısmı tali bayii yani mağazasının bir kısmına Apex halılarını koyan bayilerimiz. Ağırlıklı olarak Marmara, İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanında halıda yaklaşık 400 tane tali bayiimiz var. Bunun dışında yaklaşık 450-500 noktada ev tekstil ürünlerimizi satan bayiimiz bulunuyor.

Satışları ve verimliliği arttırmak için nasıl bir bilgi akışı sağlıyorsunuz?

Koşulsuz müşteri memnuniyeti için geleneksel pazarlama ve iletişim yöntemlerinin yanı sıra teknoloji avantajını kullanarak bir sistem oluşturduk ve başarıyla ilerliyoruz. Geleneksel olarak pazarlamacılarımız sürekli bayilerimizle irtibat halindeler. Bayilerden gelen talepleri, şikâyetleri ve önerileri toparlayıp zaman zaman da yerlerinde ziyaret ederek bilgi raporları oluşturuyorlar. İkinci bir yöntem olarak da bizim bayilerimiz için hazırladığımız sipariş formları bulunuyor. Her ürünün renk, ebat ve özellikleriyle ilgili sipariş formlarıyla bize geri dönüş sağlanıyor. Ayrıca teknolojiden faydalanarak özellikle internet kullanan bayilerimiz için B2B (işletmeler arası) çözümler sunduğumuz bir sanal platformumuz var. Bayi internetten stoğunu görebiliyor, siparişini verdiği Apex halıyla ilgili yorumunu yapabiliyor, bizde olmayan ama olmasını istediği bir ürünü belirtebiliyor ve piyasadaki diğer halıcı-lar, bayiler ya da Apex çalışanları ile forumlarda buluşabiliyor. Internet kullanıcılarımız arttıkça bunun çok büyük ve etkin bir portal/sanal platform olacağına inanıyoruz. Bayilerimiz bütün desenlerimizi internet ortamın-dan görebildikleri gibi geliştirmeyi düşündüğümüz desenleri de takip edebiliyorlar. Hatta paylaştığımız desen fikirlerinde hediyeli anketler uygulayarak interaktif pazarlama akışını sağlıyoruz. Günde 1500-2000 kere tıklanarak ziyaret edilen bir web sitemiz var. Globalleşen bir dünyada içine kapanıp ticaret yapmak mümkün değil ve biz de mümkün olduğunca açık davranıyoruz. Zaten kalite, hizmet ve marka ön planda olduğunda açıklıktan kaynaklanan kopyalanma ya da taklit edilme bile olsa sizin başarınızı yakalayamıyorlar.

Bir başka yöntem olarak da 10 senedir katıldığımız fuar ve organizasyonları belirtmek isterim. Türkiye'de dört yıldır Zemin fuarına katılıyoruz. Ayrıca Uluslararası Ev Tekstili ve Zücaciye fuarlarına katılıyoruz. Burada Anadolu'daki bayilerimizle karşılıklı görüşe fırsatı yakalamış oluyoruz ve karşılıklı bilgi akışı sağlanıyor.

Küresel ısınma ve çevre sorunları nedeniyle son dönemde artan “Yeşil” duyarlılığı konusunda bir çalışmanız var mı?

Son dönemde üretilen ürünlerimizde mutlaka bir üretim testi yapılıyor. Örneğin elyaf üretim aşamasında yurtdışındaki elyaf tedarikçileri firmalarda ürünlerin mutlaka belli standartlarda olmasına dikkat ediyoruz. Anti bakteriyel özelliklerinin olması ve belli kimyasal oranlarının korunmasına hassasiyet gösteriyoruz. Bu oranlar doğrudan belirtiliyor ve örneğin %1 oranında bile katkı maddesi varsa bu açıklanıyor. Yeşil etiket için de çalışmalar yapmayı planlıyoruz.

Peki global ekonomik kriz hakkında ne düşünüyorsunuz ve firma olarak etkilendiniz mi?

Global krizden her sektörde olduğu gibi bizler de etkilendik ama çok büyük bir sıkıntı olacağını düşünmüyoruz. Biz firma olarak geçen seneye oranla %15 büyüme gösterdik. İç piyasada global krizin çok etkili olacağını düşünmüyoruz ve kendimize ait yeni mağazalar açıyoruz. Özellikle gelecek dönemlerde tüketici alışveriş merkezlerine yöneleceğinden biz de alışveriş merkezlerinde mağazalar açıyoruz. Apex olarak toptancı kimliğimizle devam eden bayi yapımızı korurken perakendeci olarak da büyümeyi hedefliyoruz.

Büyürken piyasaya yeni ürünler sunacak mısınız?

Salon dışı halılarda yeni ürünlerle devam etmek istiyoruz çünkü Türkiye'de makine halıları ve ev halıları yani salon halıları çok iyi yapılıyor. Ülkemiz bunun merkezi. Dolayısıyla bu pazarlarda gereğinden fazla arz var. Ancak tüketicinin evinin banyosuna, mutfağına aynı çeşitlilikte halı bulması çok zor. Türkiye'de ıslak zemin, salon dışı halı konusunda ilerlerken banyo ve mutfak aksesuarları da sunabilen mağazalar açarak, mutfak ve banyo kültüründe de markalaşmak istiyoruz. Tabii ki bu yeni bir pazar ve bazı şeyleri ön göremiyoruz ama biz kararlıyız.

Satış sonrası hizmete verdiğimiz önem aynı şekilde devam edecek. Bayii sayımızı arttırmayı değil mevcut bayilerimize kaliteli hizmeti sürdürmeyi ilke edindik. Satış sonrası bayiinin satışına destek olacak ve ürünü doğru anlatmasına yardım edecek katalog, bilgi güncellemesi, broşür vs gibi çalışmalarımız bulunuyor. Bayii satış sonrasında olabilecek şikâyet ve aksiliklerle ilgili olarak müşteriyle hiç muhatap etmeyerek bir form karşılığında ürünü geriye alıyoruz. İnceleme bölümümüze gönderilen ürünler düzeltilemiyorsa müşteriye yenisi temin ediliyor. Üstelik müşteri bütün bu inceleme aşamasından kargoya verilmesine kadar olan süreci internetten takip edebiliyor. Koşulsuz müşteri hizmeti anlayışımız var. Kullanıcı hatasından bile kaynaklansa müşteri memnuniyetini ön planda tutuyoruz. Tabii ki bazen suistimaller de olabiliyor ama bunları kendi bünyemizde dengelemeyi tercih ediyoruz.

10.11.2008
Bu haber 13814 okundu.
Yazdır Yorum Yaz
YORUM EKLE
Lütfen yorum eklemek için bilgileri eksiksizce doldurunuz.
Adınız
Lütfen adınızı yazın.Lütfen adınızı yazınız.
Email
Lütfen email adresinizi yazınızGeçersiz email adresi.
Yorum
Lütfen yorumunuzu yazınız.
Yorumunuz çok kısa.
Karakter Kaldı
Son Eklenen Yorumlar